Vintage Fransız mutfağında bir fincan hindiba kahvesi ve Monderna

Fransa'nın bir dönem dünyaya ne sattığını biliyor musun?

Bugün hindiba kahvesi çoğu kişiye yeni bir şeymiş gibi geliyor. Oysa Avrupa'da iki yüzyıldır içiliyor ve bir dönem koca bir ülkenin ihracat kalemiydi. O ülke Fransa.

Kahvenin bulunamadığı yıllar

1806'da Napolyon, İngiltere'yi ekonomik olarak yıpratmak için kıta Avrupası'nı İngiliz ticaretine kapattı. Tarihte Kıta Ablukası diye geçen bu karar, İngiliz gemilerinin taşıdığı sömürge mallarını da durdurdu. Kahve o mallardan biriydi.

Kahve birden bulunamaz ve çok pahalı hale geldi. Avrupalılar, kahveye benzer bir içecek için ellerindekine baktılar. Cevap ayaklarının altındaydı: hindiba kökü.

Neden hindiba?

Hindiba (Cichorium intybus), Avrupa kırlarında kendiliğinden yetişen mavi çiçekli bir bitki. Kökü kalın, etli ve kavrulduğunda koyu renk alıyor. Kavrulup öğütülen hindiba kökü suya konduğunda koyu, yoğun, hafif kekremsi bir içecek veriyor — kahveye şaşırtıcı derecede benzeyen bir tat.

Üstelik hindiba, kahvenin yetişemediği iklimlerde yetişiyordu. Fransa'nın kuzeyi, Belçika ve Hollanda hindiba için ideal topraklardı. Kahve bir sömürge ürünüyken hindiba yerli bir üründü; savaş yıllarında bu fark her şey demekti.

Kuzey Fransa'da mavi çiçekli hindiba tarlası

Fransa Avrupa'nın hindiba merkezi oluyor

Abluka yıllarında Fransa'nın kuzeyinde hindiba tarımı ve kavurma tesisleri hızla çoğaldı. Blokaj 1814'te sona erdi, kahve geri geldi — ama hindiba gitmedi. Fransızlar bu tada alışmıştı.

Hindiba, kahvenin yerini alan bir ikame olmaktan çıkıp onunla birlikte içilen bir ortak haline geldi. Kahveye karıştırıldığında içeceği daha koyu, daha dolgun ve daha yumuşak yapıyordu. "Café chicorée" Fransız mutfağının kalıcı bir parçası oldu; kuzeyde bugün hâlâ hindiba üretiliyor ve 19. yüzyılda kurulmuş markalar ayakta.

Fransa'dan New Orleans'a

Bu alışkanlık Atlantik'i de geçti. Louisiana Fransız kolonisiydi ve Fransız göçmenler hindiba kahvesini yanlarında götürdüler. Amerikan İç Savaşı sırasında liman ablukaları yüzünden New Orleans'ta da kahve kıtlığı yaşandı ve hindiba yine devreye girdi.

Bugün New Orleans'ın simgesi haline gelmiş hindibalı kahve geleneği buradan geliyor. Şehrin en eski kahvehanelerinde hâlâ aynı şekilde servis ediliyor.

Kavrulmuş hindiba kökü ve ince toz hâli

Peki bugün neden içiliyor?

İki yüzyıl önce hindibaya mecburiyetten yönelinmişti. Bugün tercih sebebi farklı: kafein içermiyor.

Hindiba kahvesi kahve bitkisinden değil, hindiba kökünden yapılır. Kahve tadı verir ama kafein taşımaz. Bu yüzden akşam içilebilir, uykuyu bölmez, kalp atışını hızlandırmaz. Kahveyi seven ama kafeini istemeyenler için doğal bir seçenek.

Bir de lif tarafı var: hindiba kökü doğal olarak inülin adı verilen bir lif içerir. Bu, kahvede bulunmayan bir özellik. Lif alımını birden artırmak bazı kişilerde şişkinlik yapabileceği için azdan başlamak mantıklı.

Monderna

Monderna, kavrulmuş hindiba kökünden üretilen kafeinsiz bir bitkisel kahve alternatifidir. Toz halindedir, sıcak suda anında çözünür; demleme, süzme veya makine gerektirmez. Sade ya da sütlü hazırlanabilir.

Bir fincan için 1-1,5 ölçek (kutudan çıkan ölçekle), 200 ml sıcak su. Sütlü hazırlarken 2 ölçek.

Monderna Hindiba Kahvesi — Kafeinsiz Bitkisel Kahve

Devamını okuyun

Önemli Not: Sitemizde yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Ürünlerimiz ilaç niteliği taşımamaktadır; herhangi bir hastalığın tedavisi, teşhisi veya zayıflatılması amacıyla kullanılamaz. Ciddi bir sağlık durumunuz varsa, hamilelik veya emzirme dönemindeyseniz beslenme rutininizi değiştirmeden önce doktorunuza danışınız.

Bloga dön